İçeriğe geç
Vera Hukuk & Danışmanlık

IBAN Mağduriyeti, IBAN Kiralama ve Banka Hesabının Üçüncü Kişiler Tarafından Kullanılmasının Hukuki Sonuçları

Yazar: Stj. Av. Sefa KartalYayım Tarihi: Okuma Süresi: 12 dk
“IBAN Mağduriyeti, IBAN Kiralama ve Banka Hesabının Üçüncü Kişiler Tarafından Kullanılmasının Hukuki Sonuçları” makalesinin kapak görseli — Vera Hukuk & Danışmanlık, yazar: Stj. Av. Sefa Kartal

IBAN Mağduriyeti, IBAN Kiralama ve Banka Hesabının Üçüncü Kişiler Tarafından Kullanılmasının Hukuki Sonuçları

Gerek son dönemde teknolojik imkanların gelişmesi ile birlikte dolandırıcılık eylemlerinin farklı yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmesi gerekse bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde banka hesaplarının ve ödeme araçlarının yoğun şekilde kullanılması, kişilerin kendilerine ait banka hesaplarını üçüncü kişilerin kullanımına bırakmaları neticesinde ortaya çıkan hukuki sorunların da artmasına neden olmaktadır. Diğer bir ifade ile, kişilerin çeşitli maddi menfaatler karşılığında IBAN bilgilerini, banka hesaplarını veya ödeme araçlarını başkalarının kullanımına bırakmaları, ilk aşamada yalnızca ekonomik bir kazanç elde etme yöntemi olarak görülmekte ise de söz konusu hesabın dolandırıcılık, yasa dışı bahis, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aktarılması veya başka bir suçun gerçekleştirilmesinde kullanılması halinde, hesabını kullandıran kişi bakımından da hukuki ve cezai sonuçların ortaya çıkması mümkün olabilmektedir.

Kamuoyunda “IBAN kiralama”, “IBAN kullandırma”, “banka hesabı kiralama” veya “hesabını kullandırma” şeklinde farklı ifadelerle karşılık bulan bu uygulamanın hukuki niteliğinin belirlenmesinde ise yalnızca banka hesabının kimin adına kayıtlı olduğunun dikkate alınması yeterli olmayacaktır. Zira ceza hukukunun temel ilkeleri doğrultusunda kişinin yalnızca adına kayıtlı bulunan banka hesabının bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması, her somut olay bakımından aynı şekilde cezai sorumluluğunun doğacağı anlamına gelmemektedir. Hesabın hangi amaçla kullandırıldığı, hesabın kim tarafından kullanıldığı, hesap sahibinin gerçekleştirilen işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemler karşılığında herhangi bir maddi menfaat elde edilip edilmediği, suçun meydana gelmesine yönelik bir iradesinin bulunup bulunmadığı ve gerçekleştirilen fiiller ile meydana gelen suç arasında ne şekilde bir bağlantı bulunduğu hususlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu yönüyle kamuoyunda “IBAN mağduriyeti” olarak ifade edilen durum, yalnızca banka hesabına ilişkin bir uyuşmazlık olmayıp, içerisinde ceza hukuku, bankacılık işlemleri, mağduriyet, iştirak ve gerektiğinde malvarlığı değerlerinin suçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin farklı hukuki meseleleri barındıran çok yönlü bir mevzu tekelinde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla banka hesabının üçüncü kişiler tarafından kullanılması halinde hesabını kullandıran kişi ile hesabı kullanan kişinin hukuki konumlarının birbirinden ayrılması ve her iki kişinin de gerçekleştirmiş olduğu fiiller bakımından ayrıca sorumlulukları ele alınmalıdır.

IBAN Kiralama Nedir?

Halk karasında IBAN kiralama olarak adlandırılan bu işlem, genel olarak kişilerin kendi adlarına bulunan banka hesaplarını veya bu hesapların kullanılmasını sağlayan IBAN ve benzeri bilgileri belirli bir maddi menfaat karşılığında üçüncü kişilerin kullanımına bırakmaları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Özellikle internet ve sosyal medya platformlarında “hesabını kullandır, para kazan”, “IBAN’ını ver, düzenli ödeme al” veya benzeri ifadelerle kişilere ulaşılması ve banka hesaplarının belirli bir ücret karşılığında kullanılmasının teklif edilmesi, bu uygulamanın yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

Ticaret Bakanlığı tarafından da banka hesaplarının maddi menfaat karşılığında üçüncü kişilere kullandırılmasının özellikle dolandırıcılık ve kara para aklama gibi yasa dışı faaliyetlerde kullanılabildiği belirtilmiş ve vatandaşlara banka hesaplarını başkalarının kullanımına bırakmamaları yönünde telkinlerde bulunulmaktadır.

Bununla birlikte, IBAN kiralama olarak adlandırılan uygulamanın her somut olay bakımından aynı hukuki sonucu doğuracağını söylemek mümkün değildir. Zira banka hesabının hangi amaçla kullanıldığı ile hesap sahibinin bu amaçtan haberdar olup olmadığı arasında hukuki sorumluluğun belirlenmesi bakımından önemli bir fark bulunmaktadır. Bir kişinin banka hesabının bilgisi ve rızası dışında kullanılması ile hesabını bilerek ve belirli bir maddi menfaat karşılığında üçüncü kişinin kullanımına bırakması aynı cezai sorumluluk içerisinde değerlendirilemeyecektir.

IBAN Kiralamak Suç Mudur?

IBAN kiralama ifadesinin 5237 sayılı TCK içerisinde bağımsız ve doğrudan bu isimle düzenlenmiş bir suç tipi bulunmamakla birlikte, banka hesabının veya ödeme aracının hangi amaçla kullandırıldığı ve bu hesabın hangi suçun gerçekleştirilmesinde kullanıldığına göre somut olay bakımından farklı ceza hukuku hükümlerinin gündeme gelmesi mümkündür.

Özellikle banka hesabının dolandırıcılık amacıyla kullanılması halinde, hesap sahibinin veya hesabı kullanan kişinin dolandırıcılık suçuna ne şekilde iştirak ettiği, suçun meydana gelmesinde iradesinin bulunup bulunmadığı ve haksız menfaatin elde edilmesine yönelik gerçekleştirmiş olduğu fiillerin niteliği suçun hazırlık ve icra aşamalarında bir hayli önem arz etmektedir. Bu nedenle “IBAN’ını kiraya veren herkes suç işlemiştir” şeklinde genel bir kabul yapılması mümkün olmadığı gibi, “ben yalnızca hesabımı verdim, gerçekleştirilen işlemlerden sorumlu değilim” şeklindeki bir yaklaşımın da her somut olay bakımından hukuki sorumluluğu ortadan kaldıracağını söylemek mümkün değildir.

Nitekim 12. Yargı Paketi ile birlikte kamuoyunda IBAN kiralama olarak ifade edilen banka hesabının veya ödeme aracının kullandırılması bakımından ayrıca bir düzenleme yapılmış ve dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak bakımından, banka hesabının, ödeme aracının veya bunların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçların başkasına verilmesi fiili ile sınırlı kalan durumlarda cezanın yarı oranında indirilmesine yönelik hüküm getirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile suçun organizasyonunu gerçekleştiren kişiler ile yalnızca banka hesabını veya ödeme aracını kullandırarak suça iştirak eden kişiler arasındaki kusur farklılığının ceza bakımından dikkate alınması amaçlanmıştır. Bu hususta 12. Yargı Paketi'nin değerlendirilmesi ayrı bir yazımız ile detaylı olarak izah edilmiştir.

Bu düzenleme de göstermektedir ki banka hesabını kullandıran kişinin hukuki durumu ile hesabı suçun gerçekleştirilmesinde kullanan kişinin hukuki durumu birbirinden ayrılmalı ve her iki kişinin somut olay içerisindeki konumu ayrıca değerlendirilmelidir.

IBAN’ını Kullandıran Kişinin Sorumluluğu

Banka hesabını menfaat karşılığında üçüncü kişilerin kullanımına devreden kişinin sorumluluğunun belirlenmesinde, hesabın kullandırılma amacı ve hesap sahibinin gerçekleştirilecek işlemlere ilişkin bilgisi önem kazanmaktadır. Kişinin hesabını hangi nedenle kullandırdığı, hesabı kullanacak kişi ile arasındaki ilişkinin niteliği, karşılığında menfaat elde edip etmediği ve hesabın hangi işlemlerde kullanılacağını bilip bilmediği, somut olay nezlinde değerlendirilmesi gereken temel hususlar arasında yer almaktadır.

Tüm bunlara ek olarak, hesabını kullandıran kişinin hesabın suç teşkil eden işlemlerde kullanıldığını bilmesi veya en azından suçun gerçekleştirilmesine yönelik iradesinin bulunduğunun delile dayalı olduğunun ortaya konulması halinde, yalnızca “işlemleri ben gerçekleştirmedim” şeklindeki bir savunmanın tek başına yeterli olmayacağı da gayet açıktır. Zira ceza sorumluluğu bakımından kişinin banka hesabının adına kayıtlı bulunmasından ziyade, gerçekleştirmiş olduğu fiil ile suç arasında bulunan bilgi, irade ve katkı ilişkisi önem taşımaktadır.

Diğer taraftan, kişinin hesabının bilgisi ve rızası dışında kullanılması halinde ise durum tamamen farklı bir hukuki çerçevede değerlendirilmelidir. Hesabın üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmesi, kişinin iradesi dışında kullanılması veya hesabın suç teşkil eden bir işlemde kullanılacağından haberdar olmaması halinde, kişinin cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Bu yönüyle banka hesabının suçta kullanılmış olması ile hesap sahibinin suçun faili veya iştirakçisi olması birbirinden ayrılması gereken iki farklı hukuki durumdur.

IBAN Hesabını Kiralayan Kişinin Sorumluluğu

IBAN kiralama ilişkisinde yalnızca hesabını kullandıran kişinin değil, hesabı kiralayan ve bu hesabı kullanan kişinin de gerçekleştirmiş olduğu fiiller bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Zira hesabı kiralayan kişinin banka hesabını hangi amaçla kullandığı, bu hesabı hangi işlemlerde kullandığı, gerçekleştirilen işlemlerin suç teşkil ettiğini bilip bilmediği ve gerçekleştirilen işlemler neticesinde herhangi bir haksız menfaat elde edip etmediği, cezai sorumluluğun belirlenmesi bakımından önem arz etmektedir.

Özellikle hesabı kiralayan kişinin banka hesabını dolandırıcılık amacıyla kullanması, mağdurlarla iletişim kurması, mağdurların belirli bir yöntemle yanıltılmasını sağlaması, elde edilen paraların başka hesaplara aktarılması veya nakit olarak çekilmesi ve suçtan elde edilen menfaat üzerinde hakimiyet kurulması gibi eylemler gerçekleştirmesi halinde, kişinin sorumluluğunun yalnızca “başkasının IBAN’ını kullanmak” şeklinde değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.

Çok hareketli suç görüntüsü oluşturan dolandırıcılık suçunun meydana gelmesi bakımından mağdurun aldatılması ve bu aldatma neticesinde haksız bir menfaat elde edilmesi gerektiğinden, hesabı kiralayan kişinin bu sürecin hangi aşamasında yer aldığı ve suçun meydana gelmesine ne şekilde katkı sağladığı ayrıca incelenmelidir. Hesabın yalnızca para transferlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanılması ile mağdurun aldatılmasından başlayarak paranın elde edilmesine ve aktarılmasına kadar bütün sürecin kişi tarafından organize edilmesi arasında suçun zincirleme suç hükümleri içerisinde kendisine edineceği hukuki sorumluluk bakımından önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Bu nedenle hesabı kiralayan kişinin hangi suçtan sorumlu tutulacağı, yalnızca banka hesabını kullanmış olması üzerinden değil, gerçekleştirmiş olduğu bütün fiiller ve bu fiillerin suçun unsurları ile bağlantısı üzerinden incelenmesi gerekmektedir.

IBAN Hesabını Kiralayan Kişi Hangi Suçlardan Sorumlu Olabilir?

Hesabı kiralayan kişinin sorumluluğunun belirlenmesinde ilk olarak gerçekleştirilen fiilin dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ele alınmalıdır. Özellikle banka hesabının mağdurların aldatılması veya suç gelirlerinin takibe konu olamayacak şekilde transfer silsilesi yapılması sonucunda elde edilen paraların aktarılması amacıyla kullanılması halinde, hesabı kullanan kişinin dolandırıcılık eylemindeki rolünün ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.

Bunun yanında, banka hesabı üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aktarılması veya kaynağının gizlenmesi amacı taşıması halinde, somut olayın özelliklerine göre suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından da değerlendirme yapılması mümkün olabilecektir. Ancak burada da yalnızca hesabın üzerinden suçtan elde edilen bir paranın geçmiş olması yeterli olmayıp, kişinin paranın suçtan kaynaklandığını bilip bilmediği ve gerçekleştirdiği işlemlerin suçtan elde edilen malvarlığı değerinin gizlenmesine veya meşru görünüm kazandırılmasına yönelik olup olmadığı ayrıca ortaya konulmalıdır.

Tüm banlara ek olarak, hesabı kiralayan kişinin gerçekleştirmiş olduğu fiillerin bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen başka suçların unsurlarını oluşturması halinde, somut olayın niteliğine göre ilgili diğer ceza normlarının da uygulanması gündeme gelebilecektir. Bu nedenle IBAN hesabını kullanan kişinin sorumluluğunun tek bir suç tipi üzerinden değerlendirilmesi yerine, gerçekleştirmiş olduğu bütün eylemlerin bir bütün halinde ele alınması gerekmektedir.

Birden Fazla Mağdurun Bulunması Halinde Zincirleme Suç Uygulanır Mı?

IBAN hesabının birden fazla dolandırıcılık işleminde kullanılması halinde ortaya çıkan önemli hukuki meselelerden biri de zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağıdır. Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen zincirleme suç hükümleri, aynı suçun birden fazla kez işlenmesi halinde, kanunda öngörülen şartların bulunması durumunda tek bir suçtan hüküm kurulmasına ve cezanın artırılmasına imkan sağlamaktadır.

Ancak bir banka hesabının birden fazla işlemde kullanılmış olması veya aynı hesabın birden fazla mağdurdan para alınmasında kullanılması, tek başına zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayacaktır. Öncelikle gerçekleştirilen fiillerin aynı suçun konusunu oluşturup oluşturmadığı, eylemlerin farklı zamanlarda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve bu eylemlerin aynı suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Örneğin hesabı kiralayan kişinin aynı yöntem ve aynı irade doğrultusunda birden fazla mağdurun aldatılması ve bu kişilerden haksız menfaat elde edilmesi amacıyla hareket etmesi halinde, kanunda öngörülen diğer şartların da bulunması kaydıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilecektir. Buna karşılık birbirinden bağımsız kararlarla ve farklı amaçlarla gerçekleştirilen eylemlerin yalnızca aynı banka hesabı üzerinden gerçekleştirilmiş olması, tek başına zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirmeyecektir.

Bu yönüyle aynı IBAN’ın kullanılması ile aynı suç işleme kararının bulunması birbirinden tamamen farklı kavramlardır. Zincirleme suç bakımından esas alınması gereken husus, para transferlerinin aynı banka hesabından gerçekleştirilmiş olması değil, gerçekleştirilen suçlar arasında kanunun aradığı iradi ve hukuki bağlantının bulunup bulunmadığıdır.

Birden Fazla Mağdur Varsa Her Mağdur Bakımından Ayrı Suç Mu Oluşur?

Birden fazla kişinin aynı yöntem kullanılarak dolandırılması halinde her mağdur bakımından gerçekleştirilen eylemlerin ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak mağdur sayısının fazla olması her durumda otomatik olarak her mağdur bakımından birbirinden bağımsız ayrı cezaların verilmesi sonucunu doğurmayacaktır.

Zira yukarıda da ifade edildiği üzere, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda öngörülen şartların bulunması ve özellikle eylemlerin aynı suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu şartların bulunması halinde birden fazla eylem bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilecek iken, eylemlerin birbirinden bağımsız suç işleme kararlarının sonucu olduğunun anlaşılması halinde her bir eylemin ayrı suç olarak değerlendirilmesi mümkün olabilecektir.

Dolayısıyla aynı IBAN üzerinden birden fazla kişiden para alınması halinde her durumda tek suçun bulunduğu veya her mağdur bakımından mutlaka ayrı bir suç oluştuğu şeklinde genel bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somut olayın gerçekleşme biçimi, mağdur sayısı, eylemlerin zamanlaması, kullanılan yöntem, failin kastı ve suç işleme iradesinin devamlılığı birlikte değerlendirilmelidir.

IBAN Mağduru Olan Kişinin Durumu

Banka hesabının üçüncü kişiler tarafından kullanılması neticesinde hakkında soruşturma başlatılan kişinin hukuki durumu ile hesabı bilerek suçun gerçekleştirilmesinde kullanan kişinin hukuki durumunun birbirinden ayrılması gerekmektedir. Zira bir kişinin hesabının bilgisi ve rızası dışında kullanılması ile hesabını bilerek maddi menfaat karşılığında üçüncü kişiye bırakması arasında hem fiili hem de hukuki bakımdan önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Hesabının suçta kullanıldığını sonradan öğrenen kişinin öncelikle hesabı üzerinden gerçekleştirilen işlemleri ortaya koyması, banka hesap hareketlerini muhafaza etmesi, taraflar arasındaki iletişim kayıtlarını koruması ve hesabın hangi şartlarda üçüncü kişinin kullanımına bırakıldığını açıklayabilecek delilleri muhafaza etmesi önem arz etmektedir.

Bunun yanında, kişinin hesabına suçtan elde edildiği düşünülen bir paranın gelmesi halinde, söz konusu paranın başka kişilere aktarılması veya nakit olarak çekilmesi gibi işlemlerin ayrıca hukuki değerlendirmeye konu olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle kişinin olayın meydana geldiğini öğrendiği andan itibaren gerçekleştireceği işlemlerin de hukuki sonuç doğurabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

IBAN Mağduriyeti Yaşayan Kişi Ne Yapmalıdır?

IBAN veya banka hesabının üçüncü kişiler tarafından kullanılması nedeniyle mağduriyet yaşayan kişinin öncelikle olayın başlangıcından itibaren gerçekleşen işlemleri kronolojik olarak ortaya koyması gerekmektedir. Hesabın kim tarafından ve hangi amaçla kullanıldığı, taraflar arasında nasıl bir iletişim bulunduğu, herhangi bir maddi menfaat elde edilip edilmediği, hesaba hangi kişiler tarafından ne miktarda para gönderildiği ve bu paraların daha sonra nasıl kullanıldığı hususlarının bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bunun yanında, soruşturma aşamasında verilecek ifadelerin yalnızca kişinin kendisini “mağdur” olarak nitelendirmesi ile sınırlı kalmaması, hesabın üçüncü kişiler tarafından ne şekilde kullanıldığının ve kişinin bu işlemler üzerindeki bilgi ve iradesinin somut olay ve deliller üzerinden ortaya konulması gerekmektedir. Zira ceza soruşturması bakımından kişinin olayla olan bağlantısının bulunup bulunmadığı, yalnızca beyanı üzerinden değil, banka hareketleri, iletişim kayıtları ve dosyada bulunan diğer deliller üzerinden değerlendirilecektir.

Sonuç Olarak

Sonuç olarak, kamuoyunda IBAN mağduriyeti veya IBAN kiralama olarak ifade edilen banka hesabının üçüncü kişiler tarafından kullanılması, yalnızca bir bankacılık işlemi olarak değerlendirilmemesi gereken ve somut olayın niteliğine göre ceza hukuku bakımından önemli sonuçlar meydana getirebilen bir hukuki olgudur. Banka hesabının suç teşkil eden işlemlerde kullanılması halinde hesap sahibinin hukuki durumunun belirlenebilmesi için hesabın hangi amaçla kullandırıldığı, kişinin gerçekleştirilen işlemlerden haberdar olup olmadığı, herhangi bir maddi menfaat elde edip etmediği ve suçun meydana gelmesine yönelik iradesinin bulunup bulunmadığının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bunun yanında, hesabı kiralayan kişinin de gerçekleştirmiş olduğu fiiller bakımından ayrıca değerlendirilmesi ve suçun meydana gelmesindeki rolünün ortaya konulması gerekmektedir. Hesabı kiralayan kişinin mağdurun aldatılmasına iştirak etmesi, haksız menfaatin elde edilmesini sağlaması, suçtan elde edilen paraları aktarması veya suç organizasyonunun diğer aşamalarında etkin şekilde rol alması halinde, sorumluluğunun yalnızca banka hesabını kullanmış olmakla sınırlı olmadığı ve somut olayın özelliklerine göre dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya diğer ilgili suç tipleri bakımından değerlendirme yapılabileceği açıktır.

Aynı şekilde, birden fazla mağdurun bulunması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının da ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı banka hesabının birden fazla işlemde kullanılması tek başına zincirleme suçun varlığını ortaya koymamakta olup, gerçekleştirilen eylemlerin aynı suç işleme kararı kapsamında bulunup bulunmadığı, eylemlerin zaman bakımından ve fiili olarak birbirleriyle olan bağlantısı ile diğer kanuni şartların oluşup oluşmadığının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu yönüyle IBAN kiralama olaylarında hesabını kullandıran kişi ile hesabı kiralayan kişinin sorumluluklarının aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesi mümkün değildir. Bir taraftan hesabını maddi menfaat karşılığında kullandıran kişinin suçun meydana gelmesindeki bilgi ve iradesinin ortaya konulması gerekirken, diğer taraftan hesabı kiralayan ve bu hesabı suçun gerçekleştirilmesinde kullanan kişinin fiillerinin, suçun meydana gelmesine olan katkısının ve elde edilen menfaat ile olan bağlantısının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

12. Yargı Paketi ile birlikte banka hesabını veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalan kişilerin durumuna ilişkin getirilen özel düzenleme de bu ayrımın ceza hukuku bakımından önemini ortaya koymaktadır. Bu düzenleme ile suçun organizasyonunu gerçekleştiren kişiler ile yalnızca banka hesabını veya ödeme aracını kullandırarak suça iştirak eden kişiler arasındaki kusur farklılığının dikkate alınması amaçlanmış olup, bu durum somut olay bakımından fail ve iştirakçilerin gerçekleştirmiş oldukları eylemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesini daha da önemli hale getirmektedir. (Adalet Bakanlığı)

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, IBAN mağduriyeti olarak ifade edilen olaylarda yalnızca hesabın adına kayıtlı olduğu kişinin sorumluluğunun araştırılması veya yalnızca hesabı kullanan kişinin eylemlerinin esas alınması yeterli olmayıp, olay içerisinde yer alan bütün kişilerin gerçekleştirmiş oldukları fiillerin, bilgi ve iradelerinin ve suçun meydana gelmesine olan katkılarının ayrı ayrı ortaya konulması gerekmektedir. Doktrin, mevzuat ve yargı kararları ışığında oluşturulacak istikrarlı uygulamalar, bir taraftan banka hesaplarının suç teşkil eden faaliyetlerde kullanılmasının önlenmesine ve suçtan elde edilen menfaatlerin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacak, diğer taraftan ise suçun gerçekleşmesine iradi olarak katılmayan veya hesabı bilgisi dışında kullanılan kişilerin hukuki güvenliklerinin korunmasına imkan sağlayacaktır.


Önerilen Makaleler

AraWhatsAppE-posta