Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu
Şirketlerin ticari faaliyetlerini hukuka uygun şekilde yürütmesi, sözleşmelerin doğru hazırlanması, dava ve icra süreçlerinin etkin şekilde takip edilmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim günümüz ekonomik şartları sebebiyle ticari hayatta şirketler sıklıkla problemler yaşamaktadır. Bu nedenle Türk hukukunda belirli büyüklüğe ulaşan anonim şirketler bakımından sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu öngörülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, belirli sermaye tutarına ulaşan anonim şirketlerin sürekli olarak bir avukatla sözleşme yapması yasal bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde ise şirket hakkında her ay ayrı ayrı idari para cezası uygulanabilmektedir. Söz konusu zorunluluk her ne kadar sadece belirli sermaye tutarına ulaşan anonim şirketler açısından düzenlenmişse de şirketlerin ticari hayatta ticari devamlılığını zedeleyecek problemler yaşamaması adına avukat ile çalışması lehine olacaktır.
Bu yazımızda anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğunun kapsamını, hukuki dayanağını, hangi şirketlerin bu yükümlülüğe tabi olduğunu ve yükümlülüğe uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımları ayrıntılı olarak ele alacağız.
Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğunun Hukuki Dayanağı
Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenmiştir.
Kanunda;
...Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.
hükmüne yer verilmiştir.
Avukatlık Kanunu’nda eski Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesine atıf yapılmakla birlikte, yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesi anonim şirketlerin asgari sermaye tutarını düzenlemektedir.
Cumhurbaşkanı Kararı ile anonim şirketler için asgari esas sermaye tutarı 250.000 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre bu tutarın beş katına ulaşan anonim şirketler sözleşmeli avukat bulundurmakla yükümlüdür.
Hangi Anonim Şirketler Avukat Bulundurmak Zorundadır?
Yukarıda da açık metni yer alan mevcut düzenleme uyarınca; Esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde bulunan anonim şirketler, sürekli olarak bir avukat ile sözleşme yapmak zorundadır.
Burada esas alınan kriter şirketin aktif büyüklüğü, yıllık cirosu veya karı değil; esas sermayesidir.
Dolayısıyla; Esas sermayesi 1.250.000 TL’nin altında kalan anonim şirketler bakımından zorunluluk bulunmamaktadır. Esas sermayesi 1.250.000 TL veya üzerinde olan anonim şirketler ise Avukatlık Kanunu kapsamında sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Anonim şirketlerin kuruluşu semaye unsuru gibi hususlar ayrı bi yazımızda detaylı olarak ele alınacaktır.
Avukat Bulundurma Zorunluluğunun Amacı Nedir?
Kanun koyucu bu düzenleme ile şirketlerin hukuki işlemlerini profesyonel destek alarak yürütmesini amaçlamaktadır.
Şirket avukatının düzenli olarak hukuki danışmanlık vermesi;
- ticari sözleşmelerin doğru hazırlanmasını,
- şirket kararlarının mevzuata uygun alınmasını,
- dava ve icra süreçlerinin etkin şekilde takip edilmesini,
- iş hukuku, ticaret hukuku ve borçlar hukuku kaynaklı risklerin azaltılmasını,
- şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluklarının doğru yönetilmesini sağlamaktadır.
Böylece hem şirket hem de ortaklar bakımından ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Nitekim söz konusu yükümlülük, uyuşmazlıkların dava aşamasına taşınmadan önce önlenmesini esas alan önleyici hukuk anlayışının bir yansıması niteliğindedir.
Sözleşmeli Avukat Bulundurma Ne Anlama Gelmektedir?
Kanundaki yükümlülük, şirket bünyesinde sigortalı bir avukat çalıştırılmasını zorunlu kılmaz.
Anonim şirket; serbest çalışan bir avukat, bir hukuk bürosu veya şirket avukatı olarak hizmet veren bir avukat ile sürekli hukuki danışmanlık sözleşmesi yaparak bu yükümlülüğünü yerine getirebilir.
Dolayısıyla avukatın şirket çalışanı olması şart değildir.
Avukatlık Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Şirket ile avukat arasında yapılacak sürekli avukatlık hizmet sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesi gerekir.
Uygulamada; sözleşme üç nüsha olarak hazırlanır, taraflarca imzalanır, bir nüshası ilgili baroya bildirilir, avukatlık ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun şekilde tarifede belirlenen tutarın altında kalmayacak şekilde belirlenir.
Avukat Bulundurmamanın Cezası Nedir?
Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi gereğince sözleşmeli avukat bulundurmayan anonim şirketler hakkında idari para cezası uygulanmaktadır.
Kanuna göre, avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmeyen anonim şirketlere, yükümlülüğün devam ettiği her ay için yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Bu nedenle söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmesi, şirketler açısından yalnızca hukuki destek sağlanması bakımından değil, idari yaptırımlarla karşılaşılmaması açısından da önem taşımaktadır.
Uygulamada ise barolar tarafından, görev ve yetki alanları içerisinde bulunan anonim şirketlere belirli aralıklarla avukat bulundurma zorunluluğunu hatırlatan ve yükümlülüğün yerine getirilmesini talep eden uyarı yazıları gönderilmektedir. Bu bildirimlere rağmen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, ilgili mevzuat kapsamında idari para cezası uygulanması söz konusu olabilmektedir.
Dolayısıyla yükümlülüğün uzun süre yerine getirilmemesi halinde şirket oldukça yüksek tutarlarda idari para cezası ile karşı karşıya kalabilir.
Limited Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Var Mıdır?
Hayır.
Mevcut mevzuata göre limited şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Ancak bu durum, limited şirketlerin hukuki danışmanlık hizmeti almaması gerektiği anlamına gelmemektedir. Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere, şirket türü ne olursa olsun ticari hayatta faaliyet gösteren her işletmenin, hukuki süreçlerini mevzuata uygun şekilde yönetebilmesi ve olası uyuşmazlıkları henüz ortaya çıkmadan önleyebilmesi için düzenli olarak bir şirket avukatıyla çalışması önem arz etmektedir. Nitekim hukuki destek alınması, şirketin ticari faaliyetlerini güvenli bir şekilde sürdürmesine, itibarının korunmasına ve karşılaşılabilecek hukuki risklerin en aza indirilmesine önemli katkı sağlamaktadır.
Avukat Bulundurma Zorunluluğu Olan Diğer Kuruluşlar
Anonim şirketlerin yanında yukarıda kanun metninde de belirtildiği üzere üye sayısı 100 ve üzeri olan yapı kooperatifleri de sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Güncel mevzuatlar kapsamında zorunluluk sadece bu iki kuruluş açısından bulunmakla birlikte ilerleyen süreçlerde bu zorunluluğun kapsamının genişletilmesi ihtimali de oldukça yüksektir.
Avukat Bulundurmanın Şirketlere Sağladığı Avantajlar
Her ne kadar bazı şirketler için bu yükümlülük kanundan kaynaklansa da, şirket avukatı ile sürekli çalışmanın yalnızca yasal zorunluluğun yerine getirilmesinden ibaret olmadığı unutulmamalıdır.
Vera Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde de tüzel kişilere sağlanan sürekli hukuki danışmanlık hizmeti sayesinde;
- Şirket faaliyetlerine ilişkin sözleşmeler hazırlanırken hukuki riskler önceden tespit edilerek gerekli koruyucu düzenlemeler yapılır.
- Şirket yöneticileri ve ilgili personel ile düzenli hukuki değerlendirme toplantıları gerçekleştirilerek güncel mevzuat ve hukuki süreçler hakkında bilgilendirme sağlanır.
- Yönetim kurulu kararları ve diğer şirket içi karar mekanizmaları, ilgili mevzuata uygun şekilde hazırlanır.
- İşe alım ve işten ayrılış süreçleri hukuki çerçevede yürütülerek tarafların hak kaybına uğramasının ve ileride doğabilecek iş uyuşmazlıklarının önüne geçilir.
- İşçi-işveren ilişkilerinden kaynaklanabilecek hukuki uyuşmazlıkların en aza indirilmesi için önleyici hukuki danışmanlık hizmeti sunulur.
- Ticari davalar ve diğer hukuki süreçlerde hak kaybı yaşanmaması amacıyla gerekli hukuki planlama ve takip gerçekleştirilir.
- Mal ve hizmet alım-satım sözleşmeleri ile diğer ticari sözleşmeler hazırlanır, müzakere edilir ve imza aşamasına kadar hukuki destek sağlanır.
- İcra ve alacak takipleri etkin, hızlı ve mevzuata uygun şekilde yürütülür.
- Şirket faaliyetleri düzenli olarak hukuki denetime tabi tutularak olası riskler önceden tespit edilir ve gerekli önlemler alınır.
Özellikle büyüyen ve ticari faaliyet hacmi genişleyen şirketler açısından hukuki danışmanlık hizmeti, ileride ortaya çıkabilecek yüksek maliyetli uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önemli bir yatırım niteliği taşımaktadır. Düzenli hukuki danışmanlık sayesinde şirketler, yalnızca mevcut hukuki sorunlara çözüm üretmekle kalmayıp, olası riskleri önceden tespit ederek ticari faaliyetlerini daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde yürütebilmektedir.
Ofisimiz, şirketlerin ihtiyaç duyduğu hukuki danışmanlık hizmetlerini önleyici hukuk anlayışı çerçevesinde titizlikle yürütmekte; şirketlerin faaliyet alanlarına uygun, çözüm odaklı ve sürdürülebilir hukuki destek sunmaktadır.
Sonuç
Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, yalnızca şekli bir yükümlülük olmayıp şirketlerin hukuki güvenliğini sağlamaya yönelik önemli bir düzenlemedir. Esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde bulunan anonim şirketler, Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi gereğince sözleşmeli bir avukatla çalışmak zorundadır. Bu yükümlülüğe aykırı hareket edilmesi halinde her ay için idari para cezası uygulanabilmektedir.
Bunun yanında, zorunluluk kapsamında olmayan şirketler açısından da düzenli hukuki danışmanlık hizmeti alınması; sözleşmelerin hazırlanması, ticari uyuşmazlıkların önlenmesi ve şirket faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi bakımından önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu nedenle şirketlerin faaliyet hacimleri ne olursa olsun, hukuki süreçlerini profesyonel destekle yürütmeleri uzun vadede hem mali hem de hukuki açıdan önemli faydalar sağlayacaktır.